Sohbet
E-kart
Diyet
Spor
Bilim
İslam
Sağlık
Oyunlar
Kadınca
Komedi
Msn
Magazin
İlahiler
Osmanlı
Hazır Mesajlar
Cep Telefonu
Oyun indir
Güzel Sözler
Şarkı Sözleri
Kültür Sanat
Rüya Tabirleri
Gazeteler
Atatürk
Fikralar
Arkadaş
Şiirler
Burçlar
Teknoloji
Resim Galerisi
Programlar
Manken Resimleri
Manzara Resimleri
Yabancı Mankenler
Yemek Tarifleri
İletişim

      Sohbet                MP3                   Aşk                     E-kart                   Güzel Sözler                   Sevgi                             Bu sitede reklam var

 Günesin buz tuttugu yerde bir alev gorursen bil ki o yalnız senin icin yanan kalbimdir.
Menü
Hastalıklar
Kalp Damar
Bulaşıcı Hastalıklar
İlk Yardım
Kanser
Çocuk Hastalıkları
Gebelik
Cinsellik
Menüsküs
Diş Sağlığı
HIV AIDS
Göz Sağlığı
Ruh Sağlığı
Spor Ve Sağlık
Kadın Sağlığı
Hastaneler
Kulak Burun Boğaz

 

    SAĞLIK

 

 İlkyardım Uygulanabilecek Kazalar

 YANIK SICAK ÇARPMASI SUDA BOĞULMA HAYVAN ISIRIĞI YANIK Doğrudan ateş ya da yüksek ısı veren fiziksel kimyasal etkenlerl karşılaşma sonucu yanıklar oluşur. Bu etkenler ateş, elektrik, güneş, sıcak su ya da yağ, kimyasal maddeler, sıcak metal cisimler olabilir. Yanık cilt, açık yara gibi değerlendirilmelidir. Vücut bu kısımdan su kaybeder ve açık yara gibi mikroplanmaya açıktır. Toplam vücut yüzeyinin %20'sinden fazlasını etkileyen yanıklar yaşamsal tehlike doğurur. Yanıklar, ortaya çıkan tahribata göre derecelendirilir. 1. Derece Yanıklar En çok güneşte fazla kalma nedeniyle olur. Cildin kızarması ve şiddetli ağrı ile tanınır. Kendiliğinden iyileşip, cilt normal görünümünü alabilir. Elbisesi tutuşan kişi yere yatıp kendi etrafında dönmelidir 2. Derece Yanıklar Kızarıklığa ek olarak su dolu keseciklerin görünmesi ile tanınır. En sık sıcak sıvılar ile olur.Ağrılı ve ciddi yanıklardır. Su keselerini patlatmak sakıncalıdır. Doğru bakım yapılmaz ise iz kalır. Mikrop üremesine açıktır. 3. Derece Yanıklar Cildin tamamı etkilenmiştir. Ağrı azdır. Hayati tehlike yaratacak sıvı kayıpları ve iltihaplanmalar mümkündür. Yanıklarda ilkyardımcının ilk amacı, yanığa neden olan madde ya da kaynağın uzaklaştırılmasıdır. Tutuşmuş kazazedenin kaçması önlenir. Üzerine bir örtü atılarak ya da yuvarlanarak söndürülür. Yanıklı kazazede soyulurken cilt de soyulabileceğinden elbiseler kesilerek çıkartılır. Tüm yanıklarda ilk yapılacak işlem, yanık bölgenin ağrı geçene ve sonra 10 dakika kadar soğuk suda tutulmasıdır. Yaralının üzerinde yüzük, bilezik, saat, künye varsa çıkarılır. Yanık bölge üzeri ıslak, temiz bir bezle örtülür. Bu nitelikte malzeme yoksa açık bırakılır. Bilinç açık ise ağızdan sulu gıdalar ve su verilir. Şoka karşı uygun pozisyonda tutulur. İkinci ve üçüncü derece yanıklar var ise kişi nakledilir. SICAK ÇARPMASI Güneşte fazla kalma sonucu ortaya çıkar. Güneş çarpması olarak da bilinir. Kazazede aşırı terlemektedir ya da terlemiştir. Vücut sıcaklığı 40 derece ya da üzerinde olabilir. Nabız hızlı, bilinç bulanıktır. Aşırı susuzluk hissi, halsizlik ve ağrılar vardır. Bilinç kapalı ise; Kazazede gölge, serin bir yere taşınır. ABC kontrol edilir, serinletilir. Bilinç açık ise Kazazede serin bir yere taşınır, yarı oturur pozisyon verilir. Su serpme, ıslak havlu ve hava akımı kullanılarak (yelpaze, vantilatör vb.) serinletilir, su ve alkolsüz içecekler verilir. Fazla giysileri çıkarılır. SUDA BOĞULMA Havuz ya da denizde çırpınmakta olan kişiye suda kurtarmaalmamış kişilerin, yüzme bilseler dahi yaklaşmaması gerekir. Bir tekne ile yaklaşmak mümkün değil ise, ipe bağlı bir can simidi ya da tahta parçası, çırpınan kişiye yardım amacı ile atılabilir. Uzun bir sırık ya da ip ile kişiye ulaşmak denenebilir. Bunlar yapılamıyorsa, çırpınmaların bitmesi beklenir . Tekneye ya da sahile çıkarılan kazazedenin ABC’si kontrol edilir. Normal solunum ve dolaşım sağlandıktan sonra bilincin durumuna göre pozisyon verilir. Üzeri örtülerek nakledilir. HAYVAN ISIRIĞI Bir tahrik olmaksınız saldırarak ısıran kedi ya da köpeğin kuduz olmasından şüphe edilmelidir. Kuduz mikrobu ısırılmış bölgeden vücuda girer. Isıran hayvanın gözlem altına alınması gerekir. Isırılma halinde, ısırık yeri hemen bol su ve sabun ile iyice yıkanır. Kazazede yürütülmeden nakledilmelidir. Arı Sokması İğnenin girdiği yerde kızarıklık, ağrı, kaşıntı, şişme olabilir. İğne hala ciltte ise düzgünce çıkarılır. İğne yerine buz koyarak soğutma yapılır. Alerjisi olanlar, astımlılar, ağızdan sokulanlar, çok sayıda arı tarafından sokulanların hemen nakli gerekir. Yılan Sokması Yılan zehirlenmelerinde ısırık yerinde ağrı, şişlik, morluk, hassasiyet vardır. Sokulan yer hareket ettirilmeden yıkanır. Isırılan yerin birkaç cm yukarısına boğucu sargı uygulanır. Isırık yeri 0.5 cm kesilerek ve elle sıvazlanarak zehrin kısmen çıkması sağlanır. Yaranın emilmesi etkili değildir ve zararlı olabileceği için uygulanmamalıdır. Isırık yerine buz uygulanabilir. Kişinin yatarak nakli sağlanır. Akrep Sokması Akrep sokmasında yara yerinde ağrı ve uyuşukluk olur. Solunum bozulabilir. Sokulan bölge yıkanır, buzla soğutulur, sokulan kol veya bacakla vücut arasına boğucu sargı uygulanılarak akrep antiserumu bulunabilecek bir merkeze yatarak nakledilir.

        Motorsiklet - Bisiklet Kazaları Hazırlayan: Doç. Dr. İ. Hamit Hancı, Ahmet Can İşcanlı Klasik bir dize vardır. “Oğlunuzun son yaş günü için ona bir motosiklet alın”. Bu aslında bir anlamda motosiklet kazalarını özetler. Motosiklet, görünüşü açısından, tabiatında var olan bir tehlikeye sahiptir. Otomobil ile yapılan kazalar ufak yaralanmalar ile sonuçlanabilirken, motosiklet ile yapılan kazaların sonu genellikle ölümdür. Otomobili içeren kazalarda, bireyin başına gelebilecek en tehlikeli şey, kişinin arabadan fırlamasıdır. Motosikleti içeren kazalarda ise motosikletin her zaman onu yöneteni veya yolcusunu fırlatıp atmasıdır. Motosiklet kazalarından ölenlerin tipik ölüm sebepleri baş veya boyun yaralanmaları veya bunun daha ileri çeşitleridir. Sık sık ve temelde olanlar geniş ölçüde kafatası kırıklarıdır. Yaralanmalara, araçtan fırlamayla ve yere veya başka bir objeye mesela lamba direğine toslama ile oluşur. Eğer birey koruyucu kask veya giysi giymiyorsa, yerde kaydıkça vücuduna sürtünme yüzünden aşınmalar meydana gelir. Bu alanda meydana gelen yarılmalar, tipik kanamalar meydana getirir. Çünkü bu yaralanmalar üstün körüdür ve deriyle sınırlıdır. Motosikletin arka tarafından düşen yolcularda ise tipik olarak kafanın arkasında yırtılmalar (laserasyon) beyin ön lob’unda yaralanmalar kafa kaydesi kırıkları, sırt ve dirsekte sürtünme yüzünde aşınmalar meydana gelir. Eğer kişi yuvarlanmışsa, yüz bölgesinde aşınmalar meydana gelir. Motosiklet kaskları, düşük hız kazalarında kafa travma olayını azaltırken, orta ve yüksek hızlarda kafanın dağılmasını önler. Motosiklet kazalarının en fazla görülen sebebi ise alkol ve/veya ilaçlar, çevresel faktörler (yağ sızıntıları, yoldaki tümsekler), dikkatsiz sürüş, araba sürücülerinin motosikleti görmeme hatalarıdır. Bir çok motosiklet sürücüsünün yollarda kuleleri ve direkleri desteklemek için bırakılan kablolar veya tellerden dolayı öne fırladıkları veya kollarının kazaya uğradıkları görülmüştür. Yaralanmalar, sürücü kablo veya teli görmediği zaman meydana gelmektedir. Kesilmiş uvzuların incelenmesi sonucunda yaralanmaya uğrayan kısımların sanki bir bıçakla yapılmışçasına keskin olduğu görülmüştür. Bazen, motosiklet sürücüsü önünde duran bir araba gördüğünde ve zamanında duramayacağını bilerek, çarpmaktan korunmak için motosikleti araca doğru yan yan kaydırmaya çalışır. Bu gibi durumlarda motosikleti herhangi bir hasardan korumak için bunun etkili olduğu belirtilmiştir. Ne yazık ki bu durumda motosiklet sürücüsü, çenesi tampona asarak veya boyun eklemini kırarak öndeki arabanın altına girer. Otomobil sürücüleri, motosiklet sürücülerini;ya onların alçak profillerinden dolayı ya da motosiklet alışık olmadıklarından görmezler. Otomobiller motosikletin önünden dönerler ve motosiklet de arabaya çarpar. Bir kavşağa doğru giden otomobillerde motosikleti görmeme hatasına düşerek ona çarparlar. Tecrübeli motosiklet sürücülerinden çoğu araba süren bireylerin onları görmediğini bilir. Bireysel motosikleti içeren kaza durumda motorsiklet kayabilir veya ters dönebilir. Taban ile kontak zamanında ise yakıt tankı patlar, mekanik ve ısıya bağlı yaralanmalar oluşabilir. Bisiklet Kazaları Bisiklet sürücülerini içeren kazalar, genelde dikkatsizlik ve tecrübesizlik durumundan doğar. Sürücü aracın kontrolünü kaybeder ve yere düşer. Genel olarak yaralanmalar yumuşaktır, fakat bazen bunlar ciddi olduğu gibi kemik kırılmalarına veya bir takım yumuşak doku lezyonlarına yol açarlar. İkinci durum genelde sürücünün derisi ile yol yüzeyi arasındaki sürtünmeden ortaya çıkar. Sıcak havada bu yüzeyin sıcaklığı, çocuğun hassas derisini yakmaya yol açabilir. Bisiklet sürücülerine yabancı gelmeyen yaralanma çeşidi ise bisiklet tekerleğinde gerçekleşebilir. Çocuk bisikletten düşer, bacağını ve ayağını bisiklet telleri arasında zorlar. Benzeri kaza,arka tekerliğin üzerinde oturan veya tutacak demirleri üzerinde seyahat eden yolcularda gerçekleşebilir. Sonuç ise bacaktaki yumuşak dokuların ezilmesidir. Eğer bisiklet sürücüsü, motorlu araç tarafından çarpılırsa, ilk önce aracın çarptığı yerde çarpmadan dolayı bir yaralanmaya yol açar ve ikinci olarak yaya kaldırımı ile bisiklet arasındaki çarpma noktalarından doğan yaralanmalar oluşur. Bunları Biliyormuydunuz ? İlk motosikletin 1885 yılında yapıldığını Motosiklet yol yarışları Dünya Şampiyonasının 1949 yılından beri yapılmakta olduğunu Lastiklerin motosikletin en önemli aracı olduğunu; Yumuşak bileşimli lastiklerin ısındıkça yere yapışıp kavrama gücünü arttırdığını;Ancak lastikler aşırı ısınmaya başladığında, hız arttığında yada viraja girildiğinde kayma tehlikesinin arttığını; Lastiğin yapımında çok sert bileşimler kullanıldığında lastiğin aşınmasının önlenmiş olduğunu ancak lastiğin yolu kavrama gücünün azaldığını

   İlkyardım Gerektiren Diğer Durumlar* Kalp Krizi Şiddetli göğüs ağrısına şok belirtileri eklenen bir kişinin kalp krizi geçiriyor olabileceği düşünülmeli, sakinleştirilmeli, oturtulmalı ve nakledilmelidir. Yüksek Ateşe Bağlı Havale Genellikle iltihabi hastalıklar arasında yükselen ateşe bağlı olarak küçük çocuklarda ortaya çıkar. Beyin hücrelerinin yüksek ısıda normal çalışmayıp kontrolsüz emiriler iletmesi sonucu bilinç kapanıp, titreme-kasılmalar ortaya çıkar. Çocuğun üzerinin soyulması, ıslak havlularla serinletilmesi ya da yıkanması yoluyla ateşi düşürülerek havale durdurulabilir. Sara-Epilepsi Nöbeti Doğuştan ya da sonradan ortaya çıkabilen, bir grup beyin hücresinin düzensiz emirler üreterek beyinin çalışmasını geçici olarak bozması ile oluşan bir durumdur. Bilinç kaybı, idrar kaçırma, çenenin kilitlenmesi, adalelerde kasılmalar görülür. Nöbet sırasında solunumda bozularak ağızdan köpüklü tükürük akar. Kendiliğinden düzelene kadar kişinin dilini ısırması ve başını bir yere çarpması engellenir. Bu amaçla dişler arasına rulo yapılmış bir kumaş parçası ya da mendil konur. Baş iki el ile kontrol altına alınır, altına yumuşak destekler konur. Nöbetin sonlandığı görülünce hasta nakledilir. Hıçkırık Göğüs ve karın boşluğunu ayıran solunumda rol alan diafram adlı adelenin düzensiz kasılmasıyla ortaya çıkar peşpeşe ve uzun süre devam eden hıçkırık solunumu aksatır ve kişiyi rahatsız eder. Soluğunu bir süre tutturmak ya da su içirmek düzelmeyi sağlayabilir. Başarılı olmazsa bir torba yada poşet içindeki hava kısa süre solunarak hıçkırık sonlandırılabilir.

  SARA (EPİLEPSİ) NÖBETİ'NDE İLK YARDIM Hemen hepimiz sokak ve caddelerde, kalabalık ortamlarda veya işyerlerimizde aniden yere düşen, vücudunda yaygın kasılma ve titremeler gözlenen, ağzından tükürük benzeRi köpüklü salgılar çıkaran kişiler görmüşüzdür. Böyle kişilerin etrafında biriken insanların konuşmalarından anladığımız kadarıyla, ortada sara nöbeti geçiren birisi vardır. Gerçekte sara dediğimiz rahatsızlık, tıp diliyle epilepsi adı verilen beyindeki sinir hücrelerinden bir bölümününm diğerleri ile koordineli olarak çalışmayarak kendiliklerinden bir takım uyarılar üretmeleri sonucu oluşan bir sinir sistemi hastalığıdır. Epilepsi nöbetleri esnasında, merkezi sinir sistemindeki koordinasyon bozukluğu nedeniyle bir takım organlar istemsiz olarak fonksiyon gösterirler. Kol vebacaklarda kasılmalar, çene kaslarında kasılma gelişebilir. Buna bağlı olarak kişi dilini ısırabilir, solunuma yardımcı kaslardaki kasılmalar soluk alma vermede düzensizlik yaratır, idrar tutmayı sağlayan kaslarda gevşeme oluştuğu için idrar kaçırma gözükür. Bilinç kaybolur ve buna bağlı olarak her türlü bilinçli algı kapanır. Bu durumdaki bir kişinin karşı karşıya olduğu en büyük tehlike, hava yolunda gelişebilecek bir tıkanma yüzünden solunum durması ve kasılmalar sırsındaki istemsiz kas hareketleri yüzünden vücuttaki hareketli organlarda yaralanmalar meydana gelmesidir. Nöbet geçiren kişiyi bu tehlikelerden korumak için; 1- Hava yolunu, başı alından geriye bastırarak açık tutmak, 2- Eğer çene kaslarındaki kasılma yüzünden çenesi kilitlenip kapanmadıysa ağız çene içine sert olmayan bir cisim sokmak, (rulo haline getirilmiş kumaş havlu gibi) 3- Başını yere çarpmasını engellemek için diğer el ile sabit tutmaya çalışmak, 4- Etraftaki kesici delici cisimleri uzaklaştırarak kol ve bacaklarını yaralamasını önlemek gereklidir. Epilepsi nöbeti başladığı gibi kendiliğinden sonlanır. Nöbet sonrası kişi gevşemiş ve bilinci bulanık halde olur. Bazı durumlarda uykuya bile kalbilir. Nöbet bittikten sonra kişiyi en yakın sağlık kurumuna götürmek veya 112’ yi arayarak sağlık ekibinin olay yerine gelmesini sağlamak doğru bir davranıştır. Bu tür olaylarda, etrafta toplanan insanların nöbet geçiren kişinin ağzına kaşık, anahtarlık, tahta cisimler sokmaya çalışması, soğan koklatması, kişiyi suyla ıslatması, kol ve bacaklarına bastırarak kasılmaları önlemeye çalışması sık karşılaşılan ama hiçbir faydası olmayan hatalı davranışlardır. Bu tür yaklaşımları engellemek bile nöbet geçiren kişiye daha fazla yarar sağlayacaktır. KALP KRİZİ'NDE İLK YARDIM Kalp krizi geçiren bir kişiyle karşılaşmak, ilkyardım hakkında bilgisi olmayan herkes için sarsıcı bir deneyimdir. Öncelikle kişinin kalp krizi geçirdiğine ikna olmak, bu nedenle en sık karşılaşılan belirtileri ayırtetmek gerekir. Kişinin soğuk, soluk ve nemli bir cildi varsa, bilinci kapalı ise, şiddetli göğüs, sırt veya omuz ağrısından şikayet ediyor ise, kaygılı ve sıkıntılı bir ruh halinde ise, tansiyonu düştüğü için ayakta durmakta güçlük çekiyorsa, solunumu düzensizleşmiş ve sıklaşmış, nabzı hızlanmış ise kalp krizinden şüphe edilmelidir. Bu durumdaki bir kişiye yaklaşım, olay yerine derhal bir sağlık ekibi çağrılması ile beraber yürütülmelidir. İlk olarak kişiyi sakinleştirmek, hareket etmesine izin verilmeden bulunduğu yerde yatar pozisyona getirmek, kravat, düğme, kemer, fular gibi aksesuarları gevşetmek veya çıkarmak, temiz hava almasını sağlamak için etraftaki olası kalbalığı dağıtmak iç mekanda ise pencere kapı açmak, hiçbirşey yemesine ve içmesine izin vermemek, eğer varsa daha önceden kullandığı veya yanında taşıdığı ilaçları dışında hiçbir ilaç vermemek gerekir. Kriz geçiren kişinin sağlık ekibinin ulaşması mümkün olmayan bir yerde bulunması halinde, kişi aynı pozisyonda derhal en yakın sağlık kurumuna taşınmalıdır. Kesinlikle yürütülmemelidir. Kapl krizi; geçiren kişi için hayati tehlike arzeden ciddi bir durumdur. Böyle bir durumda gerekli eğitimi almamış insanların ilkyardım uygulamalarından olan suni solunum ve kalp msajını uygulamaları son derece yanlıştır. Kişinin solunum ve dolaşımını doğru bir şekilde değerlendirip gerekli uygulamayı yapmak, özel bilgi ve beceri gerektirir. Bu yüzden ilkyardım eğitimi almamış kişilerin olaya müdehaleye yaklaşımları buradaki bilgilerle sınırlı kalmalıdır.

  Kırık, Çıkık ve Burkulma * Kırıklarda İlkyardım Çıkıklarda İlkyardım Burkulmada İlkyardım Yüksekten düşen, üzerine bir cisim düşen, trafik kazası geçiren kazazedelerde kırık, çıkık ve burkulmalara sıklıkla rastlanır. Kırıklar, büyük kemik kırıklarında görülebilen iç kanamalar dışında, hayatı doğrudan tehdit etmeyen olaylardır. Bununla birlikte, hatalı yaklaşımlar sonucu bir boyun ya da omurga kırığı olan kazazede felç kalabilir, kol yada bacak kemiği kırık bir kazazedede kol ve bacak damarları ve sinirleri kesilip durum ağırlaşabilir, yerine takma çabası içine girilen omuz çıkığı ameliyatla dahi düzelemeyecek hale gelebilir. Kırık, çıkık, burkulma gibi kemik ve eklemi ilgilendiren olaylarda ilkyardımcının temel hedefi, sorunlu vücut uzantısı ya da bölümünü hareketsiz hale getirerek, kazazedenin durumunun kötüleşmesini önlemek, ağrısız ve güvenli bir şekilde naklini sağlamaktır. Kırıklarda İlkyardım Kemik bütünlüğünün çarpma ya da düşme sonucu ortadan kalkmasına kırık denir. Kırık kemik parçaları cildi delerek dışarıya çıkmış ise buna açık kırık, cilt sağlam ise kapalı kırık olarak tanımlanır. Aşağıdaki maddelerin birkaçının varlığında kırıktan şüphelenmek gerekir. - Düşme, üzerine düşme, çarpma tarif edilmesi - Sorunlu bölgede hareketle ya da temasla çok şiddetlenen ağrı - İlgili vücut bölümünde şekil bozukluğu, simetrinin kaybolması - Kırılma sırası ya da sonrasında kırık sürtünme sesinin duyulmuş olması - Kırık bölgesinde şişlik, morarma , - Kol ya da bacakta kısalma - Eklem olmayan bir yerde, eklem varmış gibi açılaşma olması - Deriyi parçalamış kırık kemik ucunun dışarıdan görülmesi - Hareket kısıtlılığı ya da hiç hareket ettirememe - İlgili bölgede hissetmede azalma, uyuşma, karıncalanma - Dolaşımda aksama sonucu soğuma Kırığı olan, ya da kırık şüpheli kazazedeye ilkyardım uygularken, aşağıdaki ilkelere uymak gerekir: - Kırık olmadığına kanaat getirilmiş bir kazazede kesinlikle yerinden oynatılmamalıdır. Kırık bölgenin hareket ettirilmesi sonucu kırık parçanın keskin kenarı etrafındaki bir damar ya da siniri kesebilir, kas dokusunu zedeleyebilir. - Kazazedenin oturması ya da sağa sola kımıldamasına izin verilmez, kırık şüpheli bölge hareketsizleştirilmeden taşıma yapılmaz. - Kaza ortamında hayatı tehdit eden bir zararlı etkenin bulunmadığı her durumda kırığa müdahale bulunduğu ortamda yapılır. - Kırık açık kırık şeklinde ve kopuk kemik parçaları görünüyorsa parçalara dokunulmaz. - Kırıklı uzvun bileğinden nabız ve bölgede kanama olup olmadığı kontrol edilmelidir. - Açık kırıklarda görünen kemik parçasını içeri sokmaya, kemik uçlarım birleştirmeye, kol ya da bacakta bozulmuş şekli düzeltmeye çalışmamak gerekir. - Kırıkla beraber kanama-şok belirtileri varsa öncelikle bunlara müdahale edilir. - Boyun kırıklarında hatalı taşıma ve gereksiz hareketler omurilik zedelenmesi sonucu tüm vücutta felçle sonuçlanabilir. Boynun desteklenmesi ve hareketsizleştirme hayati önem taşır. - Başa gelen darbeden sonra burun ve kulaktan su gelmesi; gözlük şeklinde morarma, bayılma, uyku hali, nabız ve solunum zayıflaması, gözbebeklerinde büyüklük farkı, püskürür tarz kusma, kafa kemiklerinde çökme şeklinde şekil bozukluğu varsa; kafatasında kırıkla beraber beyinde de sıkıntı var denektir. Acilen kazazedenin nakli gerekir. - Sorunlu bölgenin hareketsizleştirilmesi, yani tespit edilmesi ağrıyı azaltacak, kırık uçlarının çevre dokuları zedelemesini önleyerek, kırık uçların birbirinden ayrılması ya da deriden dışarı çıkmasına engel olacaktır. Böylece iyileşme de daha kolay olacaktır. - Tespit işlemi, kırık kemikleri ilgilendiren iki eklemin sert-uzun bir cismin yardımıyla hareketsiz hale getirilmesidir. Bu amaçla kullanılacak standart malzemenin bulunmadığı yerlerde ilkyardımcı pratik çözümler aramalıdır. Bir dal parçası, katlanmış gazeteler, karton kutular, baston ya da şemsiye atelle tespitte, kazak-ceket gömlek vb. eşyalar askı ile tespitte, kemer, kravat, gömlek kolu gibi eşyalar sargı olarak kullanılabilir. Hiçbir malzeme bulunamaz ise kazazedenin sağlam bacağı kırık bacağa atel olabilir Kol ve Bacakta kırık Çıkıklarda İlkyardım Bir eklemi meydana getiren kemiklerden birinin, bir dış etki sonucu normalde bulunduğu yerden ayrılmasına çıkık denir. Eklem bağlarının normalde izin vermeyeceği bir harekete zorlanan kemik bağları, aralayarak ya da yırtarak yerinden uzaklaşır. - Eklemin ve vücut uzantısının görünümünde bozukluk - Ağrı nedeniyle kısıtlanmış ya da tamamen ortadan kalkmış hareket - Hassasiyet ve şişlik görülmesi çıkık düşündürmelidir. Çıkmış bir kemiği, eklem boşluğuna ancak yetkili ve deneyimli bir kişi yeniden yerleştirebilir. Yetkisiz kişilerce yapılan denemeler ise damar-sinir sıkışmalarına, eklem bağlarının düzelemeyecek ölçüde tahrip olmasına, sık sık çıkığın tekrar etmesine (alışkanlık çıkığı) neden olabilir. İlkyardımcın görevi, yetkili ve deneyimli bir sağlıkçıya ulaşana kadar çıkık eklem bölgesini hareketsiz hale getirmektir. Bu amaçla askı, atel ve sargı uygulamaları yapılır Burkulmada İlkyardım Eklem bağlarının kopması, ya da kısmen zedelenmesine burkulma denir. Ağrı, hassasiyet, şişlik ve morluk görülebilir. Zorlanan eklem buz torbası ve benzer uygulamalarla soğutulur. Varsa, elastik bandaj uygulanarak şişlik önlenmeye çalışılır. Zedeli eklem kullanılmadan ve hareket ettirilmeden, mümkünse yukarıda tutularak taşınır.

   Şok Değişik nedenlerle kalbin pompalama etkinliğinin zayıflaması, ya da, damarlarda pompalanacak yeterli kan olmaması halinde, ciltte, bilinçte ve kaslarda ortaya çıkan ilerleyici nitelikte belirtilerin tümüne şok denir. Müdahale edilmezse, belirtiler ilerler, kişi ölebilir. Aşırı kanamalar, ishal, yanıklar, kusma, kalp krizi, aşırı korku ve heyecan, allerjik olaylar, aşırı ağrılı olaylar şok nedeni olabilir. Şok belirtileri: - Soğuk, soluk, nemli deri - Eller ve ayaklarda soğuma, his kaybı - Nabız sayısında artma, nabızın zayıflaması - Solunumun sayıca artması, ancak yüzeyselleşmesi - Göz kararması, halsizlik - Bulantı, kusma - Huzursuzluk - Aşırı susuzluk hissi, ağızın kurumasıdır. Başlangıçta açık ya da bulanık olabilen bilinç, zamanla kapanabilir. Şokla mücadelede temel ilke, kan kaybı varsa daha fazla kaybın önlenmesi, mevcut kanın daha hayati organlarca kullanılması için uygun pozisyon verilmesidir. Şok pozisyonu için kazazede, bilinci açıksa sırtüstü, bilinci kapalı ise, yan güvenli pozisyonda yatırılır. Daha sonra ayakları 30 cm yukarı kaldırılır. Üzeri battaniye ile örtülür ve 112’ye haber verilir. Bilinç Kaybı Beyine giden kan miktarının azalması sonucu, beş duyu organından gelen uyarılara geçici olarak cevap verememe haline bilinç kaybı, ya da bayılma denir. Bu durumdaki bir kişi, sözle ya da dokunarak kendisine ulaşmaya çalışan ilkyardımcıya cevap veremez, ancak, ağrı yaratan bir uyarana refleks karşılık verir. Basit bayılmalar genellikle uzun süren açlıklar, ağır yorgunluk, uykusuzluk, ani korku ya da acılar sonucu olarak ortaya çıkar. Bu durumdaki bir kazazedeye ağızdan yiyecek, içecek verilmez, giysileri rahatlatılır, ayakları yukarıya kaldırılır, kusma olabileceği için yan güvenli pozisyonda tutulur. Kendine gelmeye başlayan kazazede hemen ayağa kaldırılıp, yürümeye zorlanmamalıdır. Koma Bilinç kaybının en ileri durumu komadır. Sözlü uyaranlara ek olarak, komadaki kişi ağrılı uyarılara da cevap vermez. Kolunun kuvvetli bir şeklide cimdiklenmesine, hatta cildine batırılacak bir iğneye hiçbir tepki vermez. Beyin hücreleri canlılığını hala koruyor olmakla beraber, hiçbir uyarıya cevap çıkartamayacak ölçüde sıkıntıdadır. Koma Nedenleri: - Ağır kafa darbeleri (kafada darbe izleri, nedensiz püskürür tarz kusma) - Beyin kanamaları ve inme (cebinden tansiyon ilacı çıkabilir, yüz ve vücut simetrisi bozuktur) - Beyin tümörleri (düzensiz, şiddetli baş ağrıları ve çeşitli belirtiler) - Beyin zarının iltihabi hastalıkları (yüksek ateş, ciltte döküntüler) - İlaç zehirlenmesi (etrafta boş ilaç şişesi ya da enjektör, kusmukta ilaç) - Aşırı alkol alımı (nefesinde alkol kokusu) - Karaciğer yetmezliği (ince, bitkin bir vücut, bazen şişmiş bir karın) - Üre birikimi (cilt renginde değişiklik, zihinsel sorunlar, halsizlik) - Şeker hastalığı (nefesi meyva kokar, kalp hızlı, cilt kuru ve sıcaktır, karın ağrısı kusma) Komadaki kazazedenin özellikleri: - Yardım isteyemez, kolayca zarar görebilir - Dikkatli incelenmezse öldüğü sanılabilir - Solunum ve dolaşımın bozulma riski vardır - Soluk yolu her an tıkanabilir - Her an kusabilir - Göz kapağı refleksi bozulmuştur - Öğürme ve öksürük refleksi çalışmayabilir Komadaki kazazedeye müdahale ABC ile başlar. Solunum ve dolaşım normal ise koma pozisyonunda (yan güvenli pozisyon) tutulur ve nakledilir. Nedene uygun müdahalelerle yaşamı kurtulup, zaman içinde tamamen normale de dönebilir. Elektrik Çarpması Elektrik çarpması evlerdeki pirizler-elektrikli aletlerden kaynaklanan elektrik kaçakları, enerji iletim kablolarının kopması ya da direklere tırmanılması, yıldırım düşmesi ile ortaya çıkabilir. Deri üzerinde yanık, solunum ve dolaşım sisteminde bozukluk, bilinç kaybı sonucu düşme ve buna bağlı kırıklar elektrik çarpmasının muhtemel sonuçlarıdır. Elektrik çarpmasının damarlar üzerindeki etkisi, kalıcı, geç ortaya çıkan sorunlar yaratabilir. Tellere asılı, ya da elektrik tellerine temas halinde yerde yatarken bulunan kişide, elektrik çarpması düşünülmelidir. Bazen kazazede bayılmadan önce kablodan ayrılmayı başarmış olabilir. Kimi kısa süreli, düşük voltajlı elektrik çarpmalarında kazazedenin bilinci açık olup, cilt üzerinde dahi hiç iz bulunamayabilir. İlkyardım Müdahalesi Üç Aşamadan Oluşur: 1. Elektrik akımı şalterden kesilmeli, bu yapılamıyorsa çıplak kablo ile kazazedenin teması iletken olmayan bir cisim kullanılarak kesilmelidir. 2. Kaza ortamında hemen ilkyardımın ABC’si kontrol edilmeli ve sağlanmalı, bilinç kaybı var ise koma pozisyonu verilmelidir. 3. Yanık varsa bakımı yapılır, fiziksel ve psikolojik olarak rahatlatılır, kazazede ayağa kaldırılmadan nakli sağlanır. Düşmeye bağlı kırık varsa tespit işleminden sonra nakil gerçekleştirilir. Donuk Aşırı soğuk ortamda uzun süre kalınması sonucu donma ortaya çıkar. Kazazede halsiz, uykuludur. Donuk vücut bölümleri beyaz, sert, soğuktur. Henüz donmamış kısımlar kızarık olabilir. Hareketleri ağır ve ağrılıdır. Ciltte su dolu keseler görülebilir. Donmuş kısımlarda duyu kaybı vardır. Karla ovuşturmak, masaj yapmak, kumaş parçaları sürterek ısıtmaya çalışmak, sıcak odaya ya da sıcak suya sokmak, bandaj yapmak, cilde ilaçlar sürmek, alkol ya da sigara vermek sakıncalıdır. İlkyardımcı önce kazazedenin ıslak giysilerini çıkartıp kurumasını sağlamalıdır. Donmuş bölgeler temas, sürtünme, doğrudan ısıdan korunmalı, yüksekte tutularak bir battaniye ile sarılmalıdır. Isıtma işlemi yavaş ve aşamalı olarak yapılmalıdır. Ilık su bu amaçla kullanılabilir. Kazazedeye ılık içecekler ve şekerli sıvı gıdalar verilebilir.

   İlkyardımın Amacı, Temel İlkyardım Uygulamaları * İlkyardım uygulamalarının öncelik sırasıyla üç temel amacı vardır; 1-) Yaşamı kurtarmak ve sürdürülmesini sağlamak 2-) Durumun kötüleşmesini önlemek, 3-) Olanaklar ölçüsünde iyileşmeyi kolaylaştırmak. Yaşamı korumak ve sürdürülmesini sağlamak için ilkyardımcı; İlkyardımın ABC'sini uygular A-)Solunum yolunu açar; B-) Solunumu sağlar, C-) Dolaşımı sağlar Bir insanın soluk yollarında bir tıkanma olması, kendiliğinden soluk alıp vermenin bozulması, kalbinin durup damarlarındaki kan akışının kesilmesi dakikalar içinde ölüme neden olacaktır. Bu nedenle, yaşamın devamın sağlayacak bu üç girişim ilkyardımın ilk ve en önemli maddeleridir. Bu nedenle ilkyardımın ABC ‘si olarak adlandırılıdr. İlkyardımın ikinci ve üçüncü amacına ulaşmak üzere ilkyardımcı; Kanamayı durdurur, Gerekli sargıları yapar, Kırık ve çıkıkları hareketsiz hale getirir, Kazazedeyi durumuna uygun pozisyona getirir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

car hire
Bu Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz Veya Kaynak Gösterilmeksizin Kopyalanamaz, Alıntı Yapılamaz. © 2007