Sohbet
E-kart
Diyet
Spor
Bilim
İslam
Sağlık
Oyunlar
Kadınca
Komedi
Msn
Magazin
İlahiler
Osmanlı
Hazır Mesajlar
Cep Telefonu
Oyun indir
Güzel Sözler
Şarkı Sözleri
Kültür Sanat
Rüya Tabirleri
Gazeteler
Atatürk
Fikralar
Arkadaş
Şiirler
Burçlar
Teknoloji
Resim Galerisi
Programlar
Manken Resimleri
Manzara Resimleri
Yabancı Mankenler
Yemek Tarifleri
İletişim

      Sohbet                MP3                   Aşk                     E-kart                   Güzel Sözler                   Sevgi                                    Bu sitede reklam var

Menü
Sohbet
E-kart
Arkadaş
Komik
Rüya Tabirleri
Yemek Tarifleri
Oyunlar
Şiir
Resim Galerisi
Manken Resimleri
Güzel Sözler
Magazin Aktüel
Diyet
Sağlık

Dini Hikayeler
İddaa Bahis
Mobilya
Osmanlı
Şehirler
Bilgisayar
Yemek Mutfak
Astroloji Fal
Rüya Tabirleri
Spor
İslam
Ekonomi Dünyası
Bilim
Kültür sanat
Yaşam ve insanlar
Borsa siteleri
Otomobil

Kitap Özetleri
Her Dilde Sözlük
Ödev Siteleri
Teknoloji
Bilmeceler
Hava Durumu
Tatil
Sinema
Programlar
Aşk Resimleri
Gül Kalp Resimleri
İlahiler

Cep Telefonu
Oyunlar
Macera Oyunları
Beceri Oyunları
Çocuk Oyunları
Zeka Oyunları
Spor Oyunları
Yarış Oyunları
Dövüş Oyunları
Nişan Oyunları
Mario Oyunları
Giysi Oyunları
Futbol Oyunları
Komik Oyunlar
Oyun Ana Sayfa

Denizcinin Aşkı

Oturduğu banktan kalktı, üzerindeki denizci üniformasını düzeltti ve şehrin büyük tren istasyonundaki insanları incelemeye koyuldu. Gözleri o kızı arıyordu, kalbini çok iyi bildiği, ama yüzünü hiç görmediği, yakasında gül olan o kızı. Ona olan ilgisi bundan on üç ay önce Florida'da bir kütüphanede başlamıştı. Raflardan aldığı bir kitabın içindeki yazıdan çok etkilenmişti. Kitaptan değil, sayfalardan birinin kenarında kurşun kalemle yazılmış minik notlardan.. Yumuşak el yazısı düşünceli bir ruhu ve insanın içine işleyen bir karakteri yansıtıyordu. Kitabın baş sayfasında, o kitabı en son okuyan kişinin ismini gördü: Bayan Hollis Maynell. Biraz zaman ve çaba sonunda adresini buldu. Bayan Maynell New York'ta yaşıyordu. Blanchard ona kendisini tanıtan ve mektup arkadaşı olmayı teklif eden bir mektup yazdı. Ertesi gün de İkinci Dünya Savaşı'na katılmak için Avrupa'ya doğru yola çıktı. Daha sonraki bir yıl bir ay boyunca birbirlerini mektuplarla tanıdılar. Her mektup kalplerine düşen bir sevgi tohumuydu sanki. Bir romantizm başlıyordu. Blanchard kızdan bir resmini istemişti, ama kız reddetti. Kendisini gerçekten önemsiyorsa nasıl göründüğünün ne önemi vardı?.Sonunda Blanchard'in Avrupa'dan dönüş günü geldi çattı. İlk buluşmalarını ayarladılar.. New York Tren İstasyonu'nda akşam saat tam 7'de."Beni tanıman için" diye yazmıştı kız mektubunda, "Ceketimin yakasında kırmızı bir gül takılı olacak".İşte saat tam 7'ydi ve Blanchard yüzünü daha önce hiç görmediği, ama kalbini sevdiği o kırmızı güllü kızı arıyordu.


Hikayenin gerisini Bay Blanchard'dan dinleyelim:

" Birden genç bir kızın bana doğru yürüdüğünü farkettim. İnce ve uzun boylu,dalgalı sarı saçları o güzel kulaklarının önünden omuzlarına düşmüş.. Çiçek rengi mavi gözlü. Dudaklarının ve çenesinin muntazam kıvrımları ve Kırmızı giysisiyle insana sanki Aşkı müjdeleyen bir kızdı. Ben de ona doğru yürümeye başladım. O kadar etkilenmiştim ki yakasında gül olup olmadığına bakmak aklıma bile gelmedi.Ona yaklaşınca, dudaklarında hafif bir gülümsemeyle bana 'Benimle aynı yöne mi gidiyorsun, denizci?' diye fısıldadı. Neredeyse kontrolsüz bir şekilde ona doğru bir adım daha attım, ve o anda Hollis Maynel'i gördüm. Kızın tam arkasında duruyordu. 40'ını çoktan geçmiş, grileşmeye başlamış saçlarını şapkasının altında toplamış.. Şişmana yakın, kısa boylu, kalın bilekli ayakları topuksuz ayakkabılara gömülmüş. Kafamı çevirdim,Kırmızı giysili kız hızla uzaklaşıyordu. Kendimi ikiye bölünmüş hissettim; arzularım kızı takip etmemi, ta içimden gelen bir istek ise ruhu bir yıldır bana eşlik eden kadınla kalmamı söylüyordu. İşte orada öylece duruyordu. Solgun, kırışık suratı kibar ve duygulu, gri gözleri sıcaktı. Çekinmedim. Beni tanımasını sağlayacak mavi deri ciltli kitabı ona doğru tuttum. Bu aşk olamazdı, ama, mutlaka değerli, belki aşktan da güzel, çoktan beri minnettar olduğum ve olacağım bir arkadaşlık gibi bir şey olabilirdi. Kadını selamladım, her ne kadar gizlemeye çalıştıysam da pek başaramadığım hayal kırıklığımı belli eden sesimle 'Ben Teğmen John Blanchard, siz de Bayan Maynell olmalısınız. Sizinle buluşabildiğim için çok mutluyum. Sizi yemeğe götürebilir miyim?' diye sordum. Kadının yüzüne bir gülümseme yayıldı: 'Neden bahsettiğini bilmiyorum delikanlı' dedi, ama şu az önce buradan geçen Kırmızı elbiseli kız bu kırmızı gülü yakama takmamı rica etti benden, ve eğer siz beni yemeğe davet edecek olursanız kendisinin sizi caddenin karşısındaki büyük restoranda beklediğini söylememi istedi. Dediğine göre bu bir çeşit sınavmış ..."


 

 

 

 

car hire
Bu Sitenin Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz Veya Kaynak Gösterilmeksizin Kopyalanamaz, Alıntı Yapılamaz. 2002© 2007